“Well, once there was only dark. You ask me, the light’s winning.” -Rust Cohle (True Dedective/Tv Series)
Burası benim kendi arşivim: ışığın ve gölgenin arasında kalan o çizgide hayatı izlerken gördüklerimi, zihnimde biriktirdiklerimi kelimelere döktüğüm bir yer. Sinemadan kalan sekanslar, gözüme takılan kareler ve zamanla hikayeye dönüşen satırlar arasında geçen uzun bir yolculuk. Master George Lucas’ın dediği gibi,
Çok, çok uzak bir galakside…

Mersin Arkeoloji Müzesi-2025
Simyacılar üzerine düşünmeyi çok severim. Hatta pek çok düşünürü, tarihi kişiliği, bilim insanını ve sanatçıyı simyacı olarak görürüm. Bunun başlıca nedeni, bir şekilde kendilerini ölümsüz kılabilmeleridir; en azından biz yaşayanlar arasında ölümsüzler.
Peki bu adam kim? Geçtiğimiz sene Mersin Arkeoloji Müzesini gezerken tanrı, tanrıça ve filozof olduğu farz edilen kişilerin heykelleriyle karşılaştım. Diğerlerine göre daha iyi korunmuş bu eserin üzerinde ise “Bu bölgede yaşamış bir filozofa veya devlet adamına ait olduğu düşünülmektedir.” yazıyordu.
Buradan çıkardığım şey; saygı duyduğum ve benimsediğim pek çok simyacının aslında bu adam gibi olduğuydu. Yaşadılar, ürettiler, sanatla ve felsefeyle uğraştılar ve öldüler. Günün sonuna gelindiğinde bu dostumuz ölümsüz olamadı; sadece bir taş parçası olarak arkeoloji müzesine kaldırıldı. Ne fikirleri ne de yaptıkları bugün bilinmektedir.
Ama olsun, ben seni bu blogun giriş sayfasında her daim onurlandıracağım. Huzur içinde yat, herhangi bir adam.
Yolculuğa başlamak için;
